Sayfalar     1     2     3     4     5     6     7     8     9     10     11     12


Bülten

Ocak 2004

3


İstihdam, Kadın İş Gücü ve Yeni İş Kanunu

İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesinin Cumhuriyetin 80. Yıl Etkinlikleri
Aralık Ayında da Devam Etti…

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu ve üniversitemiz işbirliği ile 5 Aralık 2003 tarihinde gerçekleştirilen “İstihdam, Kadın İş Gücü ve Yeni İş Kanunu” seminerine Rektörümüz Prof.Dr. Şener Oktik’in yanısıra Muğla Valisi Hüseyin Aksoy, Muğla Ticaret Odası Başkanı Saim Gürsoy, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu temsilcileri ve öğretim üyeleri katıldı.
Cumhuriyetin 80. Yıl Etkinlikleri kapsamında yapılan ve İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesinin girişimleriyle düzenlenen seminerde, açılış konuşmalarının ardından oturumlara geçildi.
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Genel Sekreteri Bülent Pirler yaptığı konuşmada ülkemizdeki işsizlik sorununun ciddî boyutlara ulaştığını, ekonominin yeni yatırımlarla verimli istihdam alanları yaratma performansının azaldığını belirterek, bu sorunun özellikle kadın işgücü açısından
 
geçerli olduğunu vurguladı.
Ülkemizde 25-54 yaş grubundaki kadınların %67'sinin, diğer bir ifadeyle her üç kadından ikisinin işgücü dışındayken, bu oranın İspanya'da % 40, Portekiz'de % 24, ABD'de % 23 olduğunu belirten Pirler, işsizlikten en fazla etkilenenlerin yine kadınlar olduğunu söyledi.
Konuşmasına çözüm önerileri ile devam eden Pirler, “İşsizlik ile mücadelenin temel dayanak
  noktalarından birincisi üretim ve yatırım ortamı, ikincisi eğitimdir. Türkiye meslekî eğitimi, yeniden eğitimi ve hayat boyu öğrenimi her yolla geliştirmelidir. Okuma-yazma bilmeyen yetişkin kadın oranının hızla azaltılması için özel bir eğitim plânı uygulanmalıdır. Eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasında güçlü bir bağın kurulması, eğitim sisteminin işletme ihtiyaçları tarafından yönlendirilmesi gerekmektedir.” dedi.
Oturum başkanlığını Rektör Yardımcımız Prof.Dr. Nilgün Çelebi'nin yaptığı ilk oturumda Sanayileşme ve Kadın İş Gücü konusu; öğleden sonra Prof. Dr. Ömer Gürkan'ın oturum başkanlığını yaptığı ikinci oturumda Çalışma Hayatı, Kadın İş Gücü ve Kadın Girişimciler konusu; TİSK Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necmettin Öztemir başkanlığında gerçekleştirilen üçüncü oturumda ise Yeni İş Kanunu ve Kadın İş Gücü konusu işlendi.

Ben ve Öteki...

“Aylık Konferanslar”ın Aralık ayı konuğu Orta Doğu Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof.Dr. Ahmet İnam'dı.
Prof.Dr. İnam’ın 19 aralık 2003 tarihinde İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Konferans Salonunda verdiği konferansa, Rektörümüz Prof.Dr.Şener Oktik, dekanlar, öğretim elemanları ve kalabalık bir öğrenci grubu dinleyici olarak katıldı. Ben ve Öteki konulu konferansta İnam, öteki'nin bizden olmayan herkes olarak tanımlanabileceğini ancak, sosyal bilimlerdeki bu tanımın felsefedeki asıl problemi yansıtmadığını belirterek, bu kavramın son 30 yılda postmodernizmle birlikte gündeme geldiğini söyledi. Ben kavramına Descartes'e kadar rastlanmadığını söyleyen İnam, “Ben ve Öteki’ne ilişkin olarak, Ben'e ne katarsak biz oluruz ya da öteki oluşur? Ben ve Öteki bir araya getirilebilir mi? gibi sorular sorabiliriz.”dedi. Prof.Dr. İnam, “Ben, Descartes'e ait bir kavram. Levinas ise Öteki’ni tanımlıyor. Levinas'a göre Öteki, taşıdığı sonsuzluktan dolayı değerli ve bir bebek kadar masumdur. Levinas öteki ile ilişkiyi bir ahlâk problemi olarak ele almaktadır. Ona göre ahlâk bilgi ve varlıktan daha önemlidir.”dedi.
Levinas'ın “Totality and Infintiy” kitabında Ben ve Öteki ilişkisini etik sorumluluk, totalleşme ve sonsuzlaşma çerçevesinde ele aldığını ifade eden İnam, “Levinas'a göre ben ötekini, kendine ve lâzım oluş ölçüsünde ilişkilendiriyor (totalleşme). Bu sınıflama, bilme, ötekileştirme için gereklidir. Bunu yapmadığınızda tüketilmeyen, tanımlanmayan bir öteki söz konusudur. Levinas, sonsuzlaştırmayla tanımladığı ötekine ulaşmaya çalışır. Öteki, ben'i sonsuzlaştıracağı için değerlidir.”dedi.
Levinas'ın ben ve öteki ilişkisinin asimetrik olduğunu kaydeden İnam, “Saf, bağımsız bir ben var mı?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Ben'in kendini oluşturması kendinin elinde değildir. Bedeninden gelen bilinç dışı güçler ile içinde bulunduğu kültürden gelen güçler bağımsız bir ben oluşumunu engeller. Ancak, insanın seçme özgürlüğü olmalıdır. Bu yoksa etik dediğimiz alan ortadan kalkar. Tamamen fatalist bir dünyada yaşıyorsam bende irade diye bir şey söz konusu değildir. Ahlâkın imkânı özgür iradeyle ortaya çıkar. Ben ve öteki ilişkisinde adaletin oluşabilmesi için üçüncü kişilere ihtiyaç vardır.”dedi.