Sayfalar     1     2     3     4     5     6     7     8     9     10     11     12


Bülten

Ocak 2004

5


Yapı Denetimi Paneli

Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 80. Yılı Kutlamaları çerçevesinde Muğla Meslek Yüksekokulu, İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi ve Mimarlar Odası Muğla Şubesi tarafından ‘Yapı Denetimi’ konulu bir panel düzenlendi.
Panelin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcımız Prof.Dr. İbrahim Yokaş, deprem kuşağında bulunan ülkemizde yapı denetiminin önemine değinerek, bundan sonra yapılacak bu tür etkinliklerle bu konunun derinlemesine tartışılarak en mükemmel yasal alt yapının bir an önce tamamlanması gerektiğini belirtti.
Oturum başkanlığını İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Başkanı Alifer Atasever'in yaptığı ve BİB-Yapı Denetim Komisyon Üyesi Timsal Özer, Yapı Denetim Kuruluşları Derneği Başkan Yardımcısı Recep Keskin, İMO Sekreter Üyesi Ahmet Göksoy ile Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd.Doç.Dr. Recep Birgül'ün konuşmacı olarak katıldıkları panel 4 Aralık 2003 Perşembe günü Muğla Meslek Yüksekokulu Şâhidî Salonunda gerçekleştirildi.
Panelin açılışında bir konuşma yapan İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Başkanı Alifer Atasever, yapı denetimi yasa tasarısı ile ilgili çalışmalarda, 1999 yılında meydana gelen depremlerle ortaya çıkan sonuçların iyi değerlendirilmesi gerektiğini ve yapı denetimi hizmeti veren kuruluşların belirlenmesinde bu konuda yüksek standarda sahip ülkelerin örnek alınmasını istedi.
Panelde bir konuşma yapan BİB-Yapı Denetim Komisyon Üyesi Timsal Özer, tarihî ve kültürel varlıklara ve çevreye saygılı bir yapı denetimi yasası çıkarılması
  gerektiğini vurgulayarak, yapı denetimi kuruluşlarına müşavirlik imkânı verilmesi gerektiğini belirtti. Yapı denetimi kuruluşları mensuplarının mimar ve mühendis olması gerektiğini ve yapı işlerinin yürütüldüğü şantiyelerde mimar ve mühendislerin denetçi olarak yer alması gerektiğini belirten Özer, “Mevcut Afet Yasası, AB standartlarına sahiptir. Yapı denetiminde AB uyum yasaları çerçevesinde CE belgeli ve Yapı Denetimi Yönetmeliğine uygun malzeme kullanımının sağlanması, kullanım ve inşaat aşamasında da aynı hassasiyetin gösterilmesi Türk inşaat sektörünün kalite standardına ulaşmasını sağlayacaktır.” dedi.



Yapı Denetim Kuruluşları Derneği Başkan Yardımcısı Recep Keskin de Yapı Denetimi Yasasının hazırlanmasının devletin elinde, uygulamasının ise mühendislerin elinde olduğunu belirterek, şimdiye kadar iyi niyetle yapılan yasaların mühendisler tarafından düzgün olarak uygulanmadığını ve mühendislerin dışında herkesin inşaatçı olduğunu belirtti. Yapı Denetimi Yasası hazırlanırken son derece iyi düşünülmesi gerektiğini ve vatandaşın haklarını iyi koruyacak yasa
  hazırlanması gerektiğini belirten Keskin, “Uygulama yanlışları cezayla düzeltilemez. Yasa hazırlanırken müteahhit ile yapı denetimi firmasının pazarlığı önlenmeli ve masa başında imza atan insanların tercih edildiği bir sistemin önüne geçilmelidir.” dedi.
İnşaat Mühendisleri Odası Sekreter Üyesi Ahmet Göksoy da ülkemizde afetler sonrası yapı denetimi ile ilgili tedbirler düşünüldüğünü ve yasalar çıkarıldığını belirterek, “Ülkemiz yasalar ve yönetmelikler çöplüğüdür sözüne katılıyorum. Yapı denetiminde meslek etiği ve toplum etiğine çok dikkat edilmeli. Şimdiye kadar meydana gelen depremlerde en çok kamu binaları zarar görüyor. Bunun sebebi etiktir. Ayrıca hiçbir deneyim sahibi olmadan çok büyük projelere imza atma yetkisi tanınıyor. Yapı denetçisi belirli bir pratikten geçtikten sonra yetkilendirilmeli ve yetki kullanımı tecrübeyle genişletilmeli.” dedi.



Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd.Doç.Dr. Recep Birgül de yapı denetimi ile ilgili Amerika'daki uygulamalar hakkında bilgiler vererek, “Amerika'da imza yetkisine sahip olabilmek için lisans eğitiminden sonra dört yıl, yüksek lisans eğitiminden sonra üç yıl ve doktoradan sonra ise iki yıl çalışmak gerekiyor. Bu çalışma sonrasında sekiz saatlik profesyonel mühendislik sınavına giriliyor. Sınavda başarılı olanlar referansları da yeterli ise uzman mühendis unvanı alıyor ve imza yetkisine sahip oluyor.” dedi.

Muğla Üniversitesi Senatosunun
Kamuoyu Duyurusu

Muğla Üniversitesi Senatosu İsviçre Parlâmentosunun sözde Ermeni soykırımına ilişkin almış olduğu kararı kınadı.

“Muğla Üniversitesi Senatosu olarak İsviçre Parlâmentosunun sözde Ermeni soykırımına ilişkin almış olduğu kararı hayret ve üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Tarihe mal olmuş ve bütün belgeleri ulusal ve uluslararası bilim adamlarının incelemelerine sunulmuş bir dönem hakkında gerçeklere tamamen aykırı hüküm vermenin ne siyasî ahlâkla, ne bilimsel tutumla ne de bugüne kadar İsviçre ile aramızda gelişmiş dostluk ilişkileri ile bağdaştırılması mümkündür.
Muğla Üniversitesi Senatosu olarak İsviçre Parlâmentosunun aldığı bu yanlı, siyasî kararı kınıyor; İsviçre Parlâmentosunun tarihinden gelen barışçıl, hakkaniyete uygun ve bilimsel gerçeklere saygılı tavrını yeniden benimsemesini ve sözde Ermeni soykırımına ilişkin aldığı bu kararını değiştirmesini gerekli gördüğümüzü kamuoyuna duyurmayı bir görev addediyoruz.”