Duyuru
   

18 MART  1915 ÇANAKKALE ZAFERİ

I. Dünya Savaşı'na Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Bulgaristan'ın oluşturduğu İttifak bloğu yanında katılan Osmanlı Devleti, Kafkas, Irak, Süveyş Kanalı, Çanakkale, Makedonya ve Galiçya (Romanya) cephelerinde savaşmıştır. Ancak, Çanakkale Cephesi, siyasal, askeri ve stratejik bakımdan I. Dünya Savaşı'nın en önemli cephesini oluşturmuştur. İngiltere ve Fransa'nın savaş planına göre, Çanakkale Boğazı'nın geçilmesiyle:

Osmanlı İmparatorluğu, saldırı gücü yok edilerek savaş dışı bırakılacak, boğazların ve İstanbul'un ele geçirilmesiyle Türklerin bağımsızlığına son verilecekti.

Rus ordusuna daha çabuk malzeme gönderilecek, Rus ticareti canlandırılacak, ihraç edilemeyen Rus buğdayının ihracının sağlanmasıyla Batı ülkelerindeki buğday fiyatları rasyonel düzeye inecek ve yiyecek sıkıntısı önlenecekti.

Tarafsız Balkan devletlerinin İngiliz-Fransız safına katılmasının ardından Tuna Nehri yolunun açılmasıyla Osmanlı ve Alman ordularının teması kesilecek ve büyük savaş kısa sürede başarıyla sonuçlanacaktı.

Masa başında hazırlanan bu planda, Mareşal Liman Von Sanders'in deyimiyle "kum torbaları yapmak için gönderilen çuvallarla yırtık elbiselerini yamamaya çalışan", emredildiğinde eri ve subayı ile en zor göreve atılmaktan çekinmeyen, vatanı ve ulusu için ölümü hiçe sayan Mehmetçik ve Türk subayı dikkate alınmamıştı.

18 Mart 1915 tarihinde boğazı geçemeyen İngiliz-Fransız ordusu, Mustafa Kemal'in komutasındaki Mehmetçiğin savunduğu Gelibolu'yu da geçemeyince plan hedefine ulaşamamıştır.

Türk tarihinin en önemli zaferlerinden biri olan Çanakkale'nin ardından, Milli Mücadele ruhu doğmuştur.

Türkiye'nin İslam dünyasındaki saygınlığı artmış, Batılı ülkelerin sömürgelerinde ulusal kurtuluş düşünceleri ortaya çıkmıştır.
Mazlum ulusların yenilmez gözüyle gördükleri İngiliz ve Fransız İmparatorluklarının, bilinçli ve kararlı bir direnişle geriletilebileceği tüm dünyaya kanıtlanmıştır.

Türkün öz yurdunu paylaşma projeleri geçersiz kılınmış, savaşın üç yıl daha uzaması sağlanarak düşman güçsüz bırakılmış ve böylece Türk Ulusuna, ulusal kurtuluş mücadelesini başlatma ve başarma olanağı sağlanmıştır.
Çanakkale zaferi, Churhill'in, "kaderin adamı" olarak nitelendirdiği Mustafa Kemal'i kararlılığı, özgüveni, ileri görüşlülüğü, cesareti ve liderliği ile öne çıkararak, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın önderliği için, silah arkadaşları ve Türk ulusu nezdinde gerekli karizmayı sağlamıştır.

Çanakkale savaşı, Mustafa Kemal komutasındaki Mehmetçiğin, haçlı ordusu gibi bir ordu karşısında Türk vatanının, ulusunun onur ve itibarının, özgürlük ve bağımsızlığının korunması için destanlaşan mücadelesidir.